Faaliyet Raporları

Üye Resimleri

Döviz Bilgileri

Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün87
mod_vvisit_counterDün196
mod_vvisit_counterBu Hafta486
mod_vvisit_counterBu Ay1227
mod_vvisit_counterToplam83249

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi

PDFYazdıre-Posta

KKKA Hastalığı

Binlerce yıldır dünya üzerinde varlığını sürdüren keneler, insan ve hayvanların bulunduğu her ortamda bulunmaktadır. Bu güne kadar dünyada bulunan 850’den fazla kene türünden 30’a yakınının Türkiye’de aktif olduğu tespit edilmiştir. Keneler; viral, bakteriyel, riketsiyal ve paraziter hastalıkları mekanik veya biyolojik yollarla bulaştırmaktadırlar. Keneler sadece ülkemizde değil tüm dünyada büyük problem olarak kabul edilmektedirler.
Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı, etkeni virus olan bir enfeksiyon hastalığıdır. Hastalığın etkeni olan virusu taşıyan keneler; yabani hayvanlar, çiftlik hayvanları ve insanlar arasında virusun taşınmasına ve çoğalmasına aracılık etmektedirler. İnsanlar, kene tutunması veya kenenin tutunmuş olduğu evcil hayvanın kan ve dokuları ile temas etmesi sonucu hastalığa yakalanırlar. Hasta insanların kanlarıyla kontrolsüz temas ile insandan insana hastalığın geçmesi de söz konusudur.


2002 yılında Tokat ve civar illerde çıkan, etiyolojisi bilinmeyen ve insanlarda ölümle sonuçlanan vakaların Kırım Kongo Kanamalı Hastalığı olduğu anlaşıldıktan sonra hastalığın takibine daha sonraki yıllarda da devam edilerek insan ve hayvan boyutu konusunda önlemler alınmaktadır.
Kırım Kongo Kanamalı Hastalığını bulaştıran kenelerin her yaz döneminde aktif hale gelmesi, halk arasında bir tedirginlik havası oluşmaktadır. Bu durum, kenelerle mücadele etme hususunda yeni bilimsel yöntemlerle ilgili bilgilerin, tüm sağlık birimleri çalışanlarına aktarılmasını zorunlu kılmıştır. Kenelerin faal duruma geçmeden mücadele yöntemlerinin kapsamlı ve etkin bir biçimde anlatılıp tartışılması, ayrıca toplumun bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi amacıyla yapılacak faaliyetler ile alınması gereken koruyucu önlemlerde eş güdümün sağlanması gerekmektedir.
Enfeksiyon kaynağı keneler, yaban hayatıyla iç içe olan dağlık yamaçlardaki meşelik ormanlara yakın yerlerden veya bu ormanlar içinde açılmış parçalı küçük tarım arazilerden insan ve evcil hayvanlara tutunmaktadırlar. Bu itibarla yaban hayatıyla iç içe olan piknik yerleri ile bu yerlere yakın veya iç içe olan tarım arazilerinde çalışan tarım veya orman işçisi, köylü, avcı veya pikniğe gidenler için hastalıktan korunma ve kontrol tedbirlerinin alınması büyük önem taşımaktadır. Halkımızın kene ve kene kaynaklı zararlı etkilerden ve KKKA hastalığından korunması için aşağıdaki tedbirleri alması gerekmektedir.

 Ø      Keneler uçma ve sıçrama kabiliyeti olmadığından genellikle yerde bulunurlar. Bu nedenle uzun otların, çimlerin ve çalılıkların bulunduğu yerlerde dolaşılırken daha dikkatli olunması gerekmektedir.

Ø      Vücuduna kene yapışan kişiler 10 güne kadar ani başlayan ateş, baş ağrısı, yoğun halsizlik, bulantı ve kusma gibi şikayetler yönünden kendilerini izlemeli, böyle bir şikayetin olması durumunda en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.

Ø      Vücut (koltuk atı, kulak içi ve çevresi, göbek deliğinin içi, dizlerin arakası, saç ve kıllı bölgelerin içi ve çevresi, bacak arası, bel bölgesi) kene yönünden sık sık kontrol edilmeli, kene varsa en yakın sağlık kuruluşuna gidilmeli veya kene bir cımbızla, kenenin deriye yapıştığı yerden tutularak çıkarılmalıdır.

Ø      Kenelerin bulunabileceği yerlerde veya piknik alanlarında, bacakları kapatan kıyafetler tercih edilip uzun kollu giysiler giyilmeli, pantolonlar çoraplarının içine sokulmalı ve kapalı ayakkabılar giyilmelidir. Ayrıca açık renkli kıyafetler kene tespitini kolaylaştırdığından tercih edilmelidir.

Ø      Kenelerin yaşama alanlarında bulunabilecek kişiler tarafından (hayvancılıkla uğraşanlar, tarlada çalışanlar, orman işçileri, piknik yapanlar, mezbahada çalışanlar vs) repellent olarak bilinen böcek kovucu ilaçların vücutlarına sürülmesi veya elbiselerine emdirerek kullanmaları, kenelerin birkaç saat vücuda yaklaşmalarını engellemektedir.

Ø      Piknik dönüşü yada kenelerin bulunabileceği alanlardan dönüşlerde özellikle küçük çocuklar ve bebeklerde tüm vücutta kene kontrolü yapılmalı, şüpheli bir durum görüldüğünde mutlaka bir sağlık kuruluşuna gidilmelidir.

Ø      Kene yapışması tespit edildiğinde mutlaka bir sağlık kuruluşunda, uzman görevlilerce çıkartılması gerekmektedir. Keneler çıkartılırken öldürülmemeli ve patlatılmamalıdır.

Ø      Keneleri vücuttan uzaklaştırmak amacıyla üzerlerine sigara basmak,  kolonya veya gazyağı dökmek gibi yöntemlere başvurulmamalıdır.

Ø      Hayvancılıkla uğraşan kişiler, hayvanlarını ve hayvan barınaklarını Mart-Eylül ayları arasında kene yönünden mutlaka ilaçlatmalı, hayvanları meradan geldikten sonra mutlaka kene yönünden kontrol etmelidir.

Ø      Kene bulunan hayvan barınakları İl/İlçe tarım Müdürlüklerinin sorumluluğunda uygun ilaçlarla usulüne uygun olarak ilaçlanmalıdır.

Ø      Görev nedeni ile risk grubunda yer alan kişiler, hayvan veya hasta insanların kan ve vücut sıvıları ile temastan kaçınmalı; temas halinde mutlaka eldiven, önlük, gözlük, maske vb. koruyucu önlemler almalıdır.

Ø      Kenenin uzaklaştırılmasından sonra ellerin su ve sabunla  yıkanması, kenenin ısırdığı bölgenin ise iyot çözeltisi gibi bir antiseptikle, alkolle veya deterjanlı su ise temizlenmesi gerekmektedir.